Şimdi neler söylüyorsam tek yürekten,
yarın binlerce yürek tarafından söylenecektir.
Halil Cibran: şair, filozof ve ressam.
Doğumu: 6 Ocak 1883 Lübnan / Ölümü: 10 Nisan 1931 ABD
Kahlil Gibran ve Khalil Gibran olarakta bilinen Lübnan asıllı Cibran’ı milyonlarca insan çağının dahisi kabul eder. 1918 de ilk kitabı olan “Deli”yi , 1923 ‘te “Ermiş - The Prophet” izledi. O dönemde yazdıklarının yankı uyandırması ve büyük bir kesim tarafından sahiplenilmesiniyle birlikte, tehlikeli ve ihtilalci bulundu. Gençliği zehirleyici görülerek “İsyankar Ruhlar” adlı kitabı yakıldı.Kendisi de Marotin kilisesinde aforoz edildi.
Elvis Presley bu kitabın ve Cibran'ın bir hayranı olarak,Ermiş'in binlerce kopyasını dağıtmıştır.
Evrenselliği ve İngilizceyi profesyonel kullanımından anlaşılmalı ki günümüzde de yol göstericiliğini sürdürmekte.
1931 yılında, uzun süredir yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak yalnızlık ve yoksulluk içinde öldü. Arzusu üzerine, doğduğu yer olan Bsharri köyüne gömüldü.

Halil Cibran
Çok eski günlerde, sözün ilk titreşimleri dudaklarıma henüz geldiği zamanlarda, kutsal dağa çıktım ve Tanrı`ya diz çöktüm, ``Efendim,ben senin kölenim. Senin sırrın benim yasam olacak ve sonsuza kadar ona itaat edeceğim.``
Fakat Tanrı cevap vermedi ve şiddetli bir fırtına gibi uzaklaştı.
Ve ben bin yıl sonra kutsal dağa çıktım ve Tanrı huzurunda tekrar diz çöküp dedim ki "Yaratan, ben senin yarattığınım. Sen beni balcıktan şekillendirdin ve ben tüm varlığımı sana borçluyum."
Ve Tanrı cevap vermedi, onun yerine bin kanadı varmış gibi hızla uzaklaştı.
Ve bin yıl sonra kutsal dağa tırmandım ve Tanrı huzurunda tekrar diz çöktüm ve dedim ki, "`Baba, ben senin oğlunum. Bana merhamet ve sevgiyle hayat verdin ve ben de sevgiyle ve ibadetle senin krallığını sürdüreceğim."
Ve Tanrı cevap vermedi ve uzak tepeleri gizleyen bir sis gibi uzaklaştı.
Ve bin yıl sonra yüce dağa tırmandım ve Tanrı huzurunda tekrar diz çöküp dedim ki, "Tanrım, amacım, tamamlayıcım; ben senin dününüm ve sen benim yarınımsın. Ben senin topraktaki kokunum ve sen benim göklerdeki
çiçeğimsin ve BİZ güneşin önünde BİRLİKTE gelişiriz."
O zaman Tanrı bana doğru eğildi ve kulaklarıma tatlı sözler fısıldadı ve denizin kendisine doğru koşan bir dereyi kucaklaması gibi beni kucakladı.
Ve vadilere ve ovalara indiğimde Tanrı da oradaydı.
Kıskancın suskunluğu çok gürültülüdür.
İlham daima mırıldanır, asla açıklamaz.
Aşk, aşık ile maşuk arasında bir maskedir.
Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük.
Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.


0 yorum:
Yorum Gönder