bazen bazılarını düşünür insan ve bazen der...
neyi nasıl yaptığını yaşarken görmemenin kaybımıdır bu
yoksa hiç alakasız ne oldum demek mi?
gece karanlığında mı tanışmalıydı insanlarla ,
sabah olduğunda gerçekleri hiç merak etmemek pahasına ,
ne de olsa gece fısıldamaz mıydı göremediklerimizi , binlerce nefesle aslında
o zaman yazılmalıydı yalanlar satırlara.
kerpiçlerken biri başıboş kaldırımları , tek eli cebinde ,
yanından geçen biri için olabilir mi adımları , sessizce ,
tam dokunacakken kaybolan düne mi olmalı adımlar
yoksa...
bugüne mi , yarına mı ?
Neyin hayaliyle yürüyebilir ki soğuk nefesiyle
nereye kadar gidebilir ki eşlik edenlerle...
ya da
hiç yürümemeli mi o yolda ,
sınırları olmayan yerde ne belirler ki özgürlüğünü de ,
en iyisi kendi kendine kelimeler dizmektir yanyana ... Adnan yücel'den
yeterki suların sonsuzluğuna
yürekli bir tanık olsun o rüzgar
sil gözlerini ay tutulmasın
can pahasına yükselen sesler
ve gülen yürekler susturulmasın...
7 Ocak 2010 Perşembe
BeLki !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder