19 Eylül 2010 Pazar

kendinle ...

sessizce gitmek vardi hep kiyida oylece duran ,
nefes verildi ve cigliklara boguldu sonra.
bavullara sigdirilamayacagi icin hic bir ozlem konulmamisti
gitmenin yanina da...

sonra bir kadeh sarapla yikandi , yeni sinira vuran gun isigi
mayhos geceler kaldi kahkahalara eslik eden ,
ama karsida masum bir kucuk duruyodu bu sirada ...
gecmis gibi , gelicek gibi...

her gitmenin donusundeki yeni gitmeler ugruna
idam ettirildi tum soylenememislikler ...
zaten zordu hep , bir yildizin sadece bir dilek ugruna kaydigini
bir digerine soylemek

hayal kurmak yine de guzeldi ,
masallara inanmak gibi ...
peki nasil emin olur ki insan simdiye ,
dunun bilgicligi , yarinin belirsizligiyle...
hissetmekti zaten herseyin icinde ,
tum gercekligiyle...

bir serce aglamis ya hani kelebegin omrune ,
kendi hayatindan vazgecercesine,
iste bunu yapabilecek kadar hissetmek biseyleri...
icinde...
her neyse ...

emanet huzunler esliginde
buyudun dediler , buyudum ....
oysa hic yasim tutmamisti benim
tum bunlari sahiplenmeye ...
kucuktum...
yine de cok guldum...

0 yorum:

Yorum Gönder