20 Ekim 2011 Perşembe

SON !



Konuşamadıklarını yazarmış insan,
Ne çok sustu küçük şimdiye...

Hiç gerek olmayan saatlere ,
Hatta gecelere bırakılan hüzünler
hep unuttu yarını pervasızca...

Şimdi
Tüm nedenlerini ve verdiği şansları ceplerine doldurup,
Sessizce uzaklaşıyor küçük,
Başka nefesler içeren
Tüm hayallerini ipe asarcasına,
Biraz sitemle,
Tüm vazgeçmişliğiyle...

Neden mi?
Yaşanılan anlara bırakılan
ve
Hiç cevabı olamayan sorulardan,
Sadece bekleyebilmekten,
Tek istediği iki damla huzurken
Sürekli serçeleri ağlatmış olmaktan,
Mutluluğunu yansıttığı gözlerinde
Hep birşeyler görebilme umudundan,
Sıkıldığından...

Şimdi
O küçük kız giderken,
İster miydi bir şarkının onu durdurmasını yine zannediyorsun,
Tek kelime olmadan yaşatırken vazgeçişlerini insanlar,
Benim de cesaretim yok artık o küçüğü korumaya.

Bir gün bile yok artık o küçük,
Oyuncaklarını kıran geçmişini,
Gülümsemesini çürüten dününü
ve
Hayallerini yıkan geleceğini
İki satırda topladı işte!

Şimdi
Ne on dakika yeter yaşamaya,
Ne bir kaç yıl,
Sözcükler yeter konuşmaya sadece...

Şimdi
Küçük gitti,
Git sende!

Derin geçmişinle sahiplendiğin vazgeçişlerinde,
Mutu yakaladığın bencil benliğinde,
Tek damla hüznünü sahiplenmeye yeteceğini düşündüğün,
Bavuluna sığdırabileceğin tüm yanlızlığınla


(hep bitirilmeye çalışılan yaşamlara inat,
son yazımı yarım bırakıyorum)

0 yorum:

Yorum Gönder