27 Ekim 2011 Perşembe

Giz 'e Cevap !


Yıllardır vazgeçirmeye çalıştık,
Karşındakini düşünmeden kur artık şu cümlelerini,
Sıraladığın kelimeleri söylediğin unutur,
Ama sen susman gerekirken
Mutluluğunu emanet ettiğin nefese
Başka mutlulukları anlatma dedik.
Bir sürü insan gösterdik sana yarını yaşamaktan korkan,
Bir sürü hikaye koyduk önüne
Herşeyden vazgeçerek yaşamanın ne kadar makul olduğunu gösteren...

Büyütemedik mi seni hala!
Konuşturmadık işte,
Biriktirmeni sağladık hep en konuşamadıklarını.
Hayallerinle hiç yıkılmayacağını sağladığın
ve
Vazgeçmediğin bir sığınak yapmıştın kendine,
Her seferinde bir kerpiçini çaldık,
Sen farketmedin.
Kendini aldatmak kolay dedik,
Bişeylere çok inanıp mutlu olmak kolay.
Israrla hiç yıktırmayacağını savundun
ama içinde barındırdıkların hep vazgeçmişlerdi ordan,
Sadece onların çaldıklarını gördün.

İnsanlara ağlattığın serçelerden bahsetmeden,
Hayal kurmaya inandırmaya çalışma dedik.
Hayallerde yaşatılan
Seni çok mutlu eden ne varsa
Bir cümleyle yıkarız dedik.

Bırak o nefeslere gömdüğün mutluluklarını,
Özgür bırak ki,
Kaldırmaya değecek çok kadehin olmasın üzüldüğün dedik.

Yarın yok dedik.

O küçük kızdan artık bahsetme,
Biz onu çoktan çaldık,
İçinde büyütmeyeceğine ısrar ettiğin şey
Sadece hayallerindeki dünyandı dedik.

Ne çok anlattın mutlu olmanın kolay olduğunu,
Kimse layık değil bu kadar mutluluğa dedik.
Bırak insanlara yanlız yürüdüklerini anlatma,
Bununla kimse yüzleşmek istemez
ve
Sen kimsenin yanında olmazsın
Ama kimsenin dedik.

O çok duygusuz diye tabir ettiklerinden ders çıkar,
Onlar gibi olup
Hiçbirşeyi anladığını zannetmeden,
Kır dök
ve
Tüm bencilliğinle mutlu ol dedik.

Mutluluğunu emanet nefeslere bırakma ki
Tüm hükmü sende olsun
ve
Sadece sen oynayabil onunla dedik.

İki yılını unutmakla bişey kazanamazsın,
Kolaysa son iki ayını yıksana dedik,
Yapmadığını görmemize rağmen
Bak biz müdehale etmeden
Sen
NEYSE...

Tek tek sök bakalım duvardan stickerlarını,
Kendine her sabah görmeyi vaad ettiğin şeyleri,
Dediğimiz gibi,
Tek cümleyle öldürdük.
Vazgeç artık başkası için gülmekten dedik.


İnanmadın.

Nereye gidiyorsun?
Gidemezsin ki sen,
Senden gidenlerle,
Vazgeçersin sadece.

Ve şimdi,
Bu kadar saatini bunu yazmaya harcadıktan sonra,
Gün yetmiyo yaşamaya deme.

Tek isteğim,
Sevme artık herneyse o şey,
Sevme ki
(Sadece sana inat, yarım bırakıyorum ben de)

giz

20 Ekim 2011 Perşembe

SON !



Konuşamadıklarını yazarmış insan,
Ne çok sustu küçük şimdiye...

Hiç gerek olmayan saatlere ,
Hatta gecelere bırakılan hüzünler
hep unuttu yarını pervasızca...

Şimdi
Tüm nedenlerini ve verdiği şansları ceplerine doldurup,
Sessizce uzaklaşıyor küçük,
Başka nefesler içeren
Tüm hayallerini ipe asarcasına,
Biraz sitemle,
Tüm vazgeçmişliğiyle...

Neden mi?
Yaşanılan anlara bırakılan
ve
Hiç cevabı olamayan sorulardan,
Sadece bekleyebilmekten,
Tek istediği iki damla huzurken
Sürekli serçeleri ağlatmış olmaktan,
Mutluluğunu yansıttığı gözlerinde
Hep birşeyler görebilme umudundan,
Sıkıldığından...

Şimdi
O küçük kız giderken,
İster miydi bir şarkının onu durdurmasını yine zannediyorsun,
Tek kelime olmadan yaşatırken vazgeçişlerini insanlar,
Benim de cesaretim yok artık o küçüğü korumaya.

Bir gün bile yok artık o küçük,
Oyuncaklarını kıran geçmişini,
Gülümsemesini çürüten dününü
ve
Hayallerini yıkan geleceğini
İki satırda topladı işte!

Şimdi
Ne on dakika yeter yaşamaya,
Ne bir kaç yıl,
Sözcükler yeter konuşmaya sadece...

Şimdi
Küçük gitti,
Git sende!

Derin geçmişinle sahiplendiğin vazgeçişlerinde,
Mutu yakaladığın bencil benliğinde,
Tek damla hüznünü sahiplenmeye yeteceğini düşündüğün,
Bavuluna sığdırabileceğin tüm yanlızlığınla


(hep bitirilmeye çalışılan yaşamlara inat,
son yazımı yarım bırakıyorum)

13 Ekim 2011 Perşembe

Bazen !

Bazen susarsın, öylesine çok şey söylemek isterken...
Bazen öylesine susarsın ki aslında vazgeçersin,
Bazen aslında sen vazgeçilmişsindir...
Bazen bi de bu vazgeçiş serefine susarsın...

Bazen konuşamazsın, söyleyemezsin tek kelime,
Bazen aslında sadece 'gitme' demek istersin,
Bazen aslında sen çoktan gitmeyi tercih etmisindir susarak...
Bazen konuşabilen tek anın ağlamalarındır,
Bazen onu da karanlığa mahkum edersin,
Bazen kimsenin bilmediği gecelerden çıkamazsın sabaha,
Bazen sadece sen varsın da,
Bazen başkalarını sokmadığına pişman olursun,
Bazen öyle pişman olursun ki,
Bazen başka bi hayat tercih edemezsin...

Bazen kabul edemezsin geleceği
Bazen gülememek gibi,
Bazen çaktırmak istmezsin düşüncelerinin değdiğini,
Bazen o kadar çok anlaşılmak istersinki konuşmadan,
Bazen yine cesaret edemezsin ...

Bazen haykırmak istersin saatlerce, sesini kimse duysun istemezken,
Bazen öylesine bakarsın birinin gözlerine, hiiç tahmin etmeden kaybolacağını,
Bazen aslında çoktan kaybolmuşsundur orda...

Bazen hayatının merkezine koyarsın birini de,
Bazen çok pişman olursun karakterine...

Bazen özlersin şimdiden yıllar sonrayı...

Bazen öylesine özlersin ki şimdiyi,yarını bekleyemez özlemin
ama bazen yıllar sonrayı hatırlar
bazen susarsın tekrar...


Bazen inandırmak istersin ama yine değiştiremezsin başkasının hayatını,
Bazen vazgeçersin herşeyinden,
Bazen dönüp dönüp tekrar bakarsın geleceğe,
Bazen çıkamazsın içinden ve ağlarsın...

Bazen öyle çok ağlarsın ki,
içinde 'gitme' diyen anlamsız söz dizeleri kalır...